anket etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anket etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ocak 2011 Salı

Değişim


Değişmeyen tek şey değişimdir zırvalarıyla baş ağrıtmayacağım. Özellikle blogger'dan takip edenler çün duyurmak istedim. Uğur E., Erdi, ve Pitey'in aşağılamaları üzerine temayı değiştirdim, başdan yaraddım. Yeni bir anked koydum. Şüphesiz ki gelip oy vererek fikrinizi belirtirseniz sevinirim.
(Son seçenek hariç hepsini iyi görüş kabul edeceğim.)

Sevgilerle.

12 Nisan 2010 Pazartesi

Bu sefer hakkaten...

On küsur günlük anket bugün kapandı.

sonAt'ı nerelerde görmek isterdiniz, sorusuna vatandaştan yanıt gecikmedi.

Ankara-İstanbul 4 oyla %22
Diğer yerler 14 oyla %77

Şimdi soruyorum, Ankara ve İstanbul'da başlıca yerlere gitti sonAt.
Diğer yerler neresi?
İşte yeni anketin konusu da bu.

7 Nisan 2010 Çarşamba

Sola yabancılaşmak mı Solun yabancılaşması mı.

Önce başlığı "Sola yabancılaşmak yahud Solun yabanıllaşması" diye atayım dedimdi ama kafiye olmuyordu.

Solun Toplumcu-Gerçekçi Şiir'de kaldığını babam bile biliyor. Dikkatinizi çekerim, babam tanıdığım en sağlam solculardan birisidir. Hani solun davasını en son satacak bile diyemem, satmaz zira.

Benim meselemse şu ki; bence TDK sözlüğünden "toplumcu" kelimesi çıkarılmalı, bu biiiir. Çünkü sosyalist'i karşılamıyor. Tanıdığım ve okuduğum birçok sosyalist (masabaşı solcularıyla liberalleri ve çimlerde oturup devrim yapanları söylemiyorum, gerçek anlamda sosyalist) toplum'la/yığın'la sorunu olan, toplumdan zaman zaman nefret eden/tersleşen insanlardır; Marks, Sartre ve benim gibi... Bizim gibi insanlara "toplumcu" dendi mi ben fıttırıyorum.

İkinci meramım şudur ki; abi, Toplumcu-Şair olmaz. Topluma uyan adam zaten şair olamaz.
(Eğer ki bir gün şair olursam, gerçek şair ama böyle, belediye şiir geceleri sunan şair değil, bunu bana hatırlatınız, utanayım.)

Neyse, bugün Ziraat Bankası'ndan para çekeceğim, ayın Yedi'si, efendime söyleyim burslar falan yatmış, öğrenim kredileri, bir kuyruk bir kuyruk... Okul'da en çok işleyen ATM Ziraat Bank'a ait Vakıf ve Halk'ın 2'şer, Garanti'nin 3 tane ATMsi var.
Kuyruk sırasınca insanlara sordum, niye bekliyorsunuz mal mısınız, on beş kişi ağız birliği etmişçesine; "zamanım var", "beş kuruşum yok" yanıtlarını verdiler.

Kuyrukta bekliyorum, önümde 20li yaşlarda şişmanca bir kadın, muhtemelen öğrenci, durup durup kendi kendine konuşuyor... Sonra dedim kendime herhal telefonla konuşuyor, önerimde kendime katıldım.
Sonra kız bir ara telefonu kaldırdı, konuşma süresi 27dk. görünüyordu. 'Manyak lan bu millet' dedim, yanımdaki adama, 'yarım saat telefonda kouşulur mu' dedim. Hadi konuşuyorsun, beşer dakikalık sessizlikte ne kapatmıyorsun apla, beleş buldun suyunu çıkaracaksın illa.
Kadının tek doğru yaptığı şey kulaklık kullanması. Yoksa yarım saat tutulmaz kulağa yapıştırıp.
Hakkat la, manyak bu millet.
Neyse on dakika sonra kız parasını çekti, giderken kulaklığa birşeyler mırıldanıyordu hâlâ...


Son olarak; toplumun kendisi için yaptığı en anlamlı şey çocukları eğitmektir.
Alt geçit merdivenlerinde üç bisikletli çocuk, ikisi geride, biri merdivenlerin tepesinde, diğer ikisi bunu aşağıya doğru bisiklet sürmeye kışkırtıyorlar, sürmezse daha fazla arkadaşlık etmeyeceklerini öne sürerek tehdit ediyorlar, tabi çocuk sürdü bisikleti sonunda, alt geçidin duvarına çarptı ve bayıldı, ufak tefek sıyrıklar da var. Cankurtaran'ı çağırdık aldılar çocuğu.
Şimdi herkesin bildiği ama inatla üzerinde durmayarak birbirlerini yanılttıkları bir gerçeği söyleyeceğim: Çocuklar masum değildir. Lütfen benim yanımda 'Çocuk masumiyeti' gibi klişeler kullanmayın oyarım. Çocuk kalbi'ne itirazım yok, Marko'yu severim.


*Tehdit meselesinden sonrasını görmedim. Ama belki gerçekten de öyle olmuştur. Ve sanırım Alper Kamu'ya özenmek için 20 yaş büyüğüm.

1 Nisan 2010 Perşembe

Orhan Veli Şiiri Öldü!

Bugün bir nisan.

O saçmasapan şakalarınızı yaptınız mı? Yapıp bitirdiyseniz artık sokağa çıkmak istiyorum.

And here's the question:
Son bir yıldır Şiir için ne yaptınız?



(Hiçbirşey yapmadıysanız bari sitedeki yeni ankete oy verin.)

15 Mart 2010 Pazartesi

Sitede anket yapılmaya devam edilsin mi?

  • Evet, edilsin. %33
  • Hayır, edilmesin. %0
  • Hem katılıyorum hem katılmıyorum (Ne edilsin, ne edilmesin) %0
  • Sarışınlar boktur. %66


Bu günlükteki son anket, bu fi tarihinden kalma anketti. Altı kişi yanıtlamış.
Sonunda güncellemeye karar verdim. (Yeni anket Cuma gününden [19 Mart] itibaren güncelliğini yitirecek.)

Bu saçma blogu bile yaklaşık 60 kişi izliyorsa (sürekli olarak 17 kişi felan sanırım), varoluşsal sancılarını döktüren, bundan daha saçma blogları kimbilir kaç kişi izliyordur.

Adam gibi blog tutup da çok izlenen herhalde bir Hande vardır. (Handenin bloglarından birini, en pek takip ettiğimi, dönüp dönüp dönüp baktığımı söyleyeyim: kendine konvansiyonel) Nasıl yapıyor bunu ilk fırsatta soracağım kendisine. Sanal çevre mi gerek yoksa çevre mi gerek. Gerçi izlenmek gibi derdim olmadığını görüyorum şuanda. Arada bir bakılması benim ihtiyacım olan. "Aa, bu da varmış bak" denip kapatılmak. Duygu kusmuklarınızla mutluluklar dilerim.

Bense saçma olanı yapmaya devam etmekte karalıyım. Çok yaşa Mirkelam.
Yaşasın İsmayil Yekaa ve Alamancılık Ülküsü. Yaşasın, bir grek tanrısı olarak, Kaos.

8 Aralık 2009 Salı

Aşka İr Ev Nket Iktı Rtaya Slak Mzalı!

Son anketi de tamamladık. Acaba diyorum nasıl oluyor yahu.
Bu ankete katılım 14'e çıktı. Ne ilginç değil mi?

Bu kez ankette sorduğum soru ve katılımları şöyleydi:

SonAt'ı nasıl değerlendiriyorsunuz?

  • Gelecek vaadeden muhteşem bir dergi. - % 28
  • Gelecek vaadeden muhteşem bir bülten. - % 21
  • Duvara/betona oturunca üşütmemek için kıçımın altında değerlendiriyorum. - % 14
  • Kış geliyor, biriktiryorum, sobada değerlendireceğim. - % 35
Bazı insan var atlıyor, bazı insan var temkinli yaklaşıyor ben bugün bunu öğrendim yani.
Sonuçta sonAt bir bülten ama dergi diyenler çıkmış ki onları Şenay Düdük'e yönlendiriyorum, sünnetsiz şizofrenlerin arasına. Ee, kürt sorununda bile birilerinin düdüğü çalıyor sonuçta. Kandan kim çıkar sağlayacaksa, bravo! değil. Zaten birçok kimse bugüne dek kandan çok paralar kazandı, kazanmaya devam ediyor.

Misal Kanal sahipleri, yeni bir rakip burjuva istemiyorlar mı ki. Hani küreselleşme? Bi' yere kadarmış dey mi?

Bundan sonra bi süre anket yok. Ceza size, soğukkanlılığınızı koruyamadınız diye.
Bak ben en azından bana atlı-hayvanlı konusuz içerikli yakıştırması yapıldı diye kızmıyorum. Bana da yapıldı. Ama biliyorum ki;
"Herkes ne çocuğu olduğunu iyi bilir."
Dönemim Şiir Bakanı, 2003.

26 Kasım 2009 Perşembe

Ev Nket Onuçlandı!

Geçen ay boyunca, toplamda tam olarak 12 kişinin fikir belirttiği anketimizde çarpıcı sonuçlar ortaya çıktı!

"Sizce şiir nasıl birşeydir?" sorusuna verilen yanıtlar şiirin birçok kişi tarafından nasıl görüldüğü konusunda önemli ipuçları verdi. Buna göre Türkiye'nin %50'si şiirin yenen birşey olduğunu düşünüyor. Bunu %16'şarlık dilimlerle bütün 'şey'lerin ayrı yazıldığı tezi ve şiirin bir 'şey' olmadığı görüşü izliyor. Katılımcılara yöneltilen seçeneklerden "Duygu ve düşünceleri doğru ifade etme yeteneğidir." savı ise ilginç biçimde rağbet görmedi.

Bütün sonuçlarsa şöyle:
  • Yenen birşeydir. - %50
  • Bütün "şey"ler ayrı yazılır. - %16
  • Şiir bir "şey" değildir. - %16
  • İçilen birşeydir. - %8
  • Güzel kokulu birşeydir. - %8
  • Duygu ve düşünceleri doğru ifade etme yeteneğidir. - %0

Anket 145 kişi katılımlı ve Ege Üniversitesi Şiir Topluluğu tarafından gerçekleştirilen; "SonAt - Kampüs Günlüğü - Üniversite'de Şiir" anketinden sonraki en geniş katılımlı şiir anketi olma özelliğini taşıyor.