çeviri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çeviri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Nisan 2010 Pazar

The Partisan / Leonard Cohen






Partizan


En.
Onlar sınırın ötesinden yağdıklarında
bana teslim olmam söylendi,
ama ben bunu yapamazdım;
Silahımı alıp ortadan kayboldum.

Sık sık adımı değiştirdim,
karımı ve çocuklarımı yitirdim
ama pek çok arkadaşım var,
ve bir kısmı da benimle birlikte.

Yaşlı bir kadın bize sığınak verdi,
sakladı bizi tavanarasında,
sonra askerler geldi;
fısıltı bile çıkarmadan öldü.

Sabah burada üç kişiydik
akşamüstüye yalnız ben kaldım
ama yola devam etmeliyim;
bu siperler hapis benim için.

Ah, rüzgar, rüzgar esiyor,
mezarların üzerinden rüzgar esiyor,
özgürlük yakında gelecek;
biz de gölgelerden çıkacağız.
Fr.
Evime geldi Almanlar
“Kendini tanıt” dediler
ama ben korkmadım
silahımı kuşandım

Yüzlere kez değiştirdim adımı
yitirdim karımı ve çocuklarımı
ama dostlarım var çokça
bütün Fransa var yanımda

Bir tavanarasında yaşlı bir adam
gece için bizi sakladı
Almanlar onu yakaladılar
hiçbir iz bırakmadan öldü

En.
Ah, rüzgar, rüzgar esiyor,
mezarların üzerinden rüzgar esiyor,
özgürlük yakında gelecek;
biz de gölgelerden çıkacağız.

16 Şubat 2010 Salı

Passenger / Deftones


Yolcu

Buraya büzülüyorum
Hâlâ, soluk soluğa
İşte hep olduğu gibi
Hâlâ dahasını istiyorum
Yandaki dikiz aynalarından
Kim takar geridekileri
İşte hep olduğu gibi
Hâlâ senin yolcunum
Deri yüzeylere geçirilmiş, iliştirilmiş krom düğmeler
Bu gibi şeyler ve öbür şanslı tanıklar
Beni yatıştırmak üzere
Ama bu kez hoşgörmeyeceğim
Daha hızlı sür
Arabanın camlarını aç
Bu serin gece havası pek meraklı
Bırak tüm dünya içeriye baksın
Kim ne bekler ne görür ki
Ben senin yolcunum
Ben senin yolcunum
Yık bunları ve
Üzerime geçir
Hoş rahat koltukları
Dizlerine minder olan
Şimdi beni yatıştırmak üzere
Beni bir daha dolaştır
Sakın kenara çekme
Bu kez daha hızlı süremez misin
Arabanın camlarını aç
Bu serin gece havası pek meraklı
Bırak da tüm dünya içeriye baksın
Kim aldırır, kim neyi görür bu gece
Arabanın şu buğulu camlarını aç
Soluğumu yakalayan
Ve sonra yürü ve yürü ve yürü ve götür beni
Evime ve geri buraya
Beni bırakma
Götür beni kıyıya

Çeviri: D.E.

27 Ocak 2010 Çarşamba

Yaşar Kurt - Korku



Yıllar önce hazırladığım bir videoydu bu. Lise gibi. İngilizcem de şimdikinden kötü değildi. Dünyaları değiştirmek isteyenler için bir çaba. Küçükçe bir çaba. Yıllar sonra yutub hesabıma girip de karşılaştığım bir olay.

11 Ekim 2009 Pazar

Ş|şiir dergi çıktı.


Ege Üniversitesi Şiir Topluluğu'nun güzide yazınsal-yayınsal edevatı Ş|şiir dergi'nin ilk sayısı 10 Ekim itibariyla çıktı. Bugün birkaç kopyasını Yakın kitabevi'ne bıraktık.
Editörlük müssesesi var dergi'de sonat'tan farklı olarak ki onu da Liman Mehmetcihat, Barış Çetinkol ve Denge Esentürk üstlendik.
Derginin başlığı Proje: Şiir. Üç ayrı proje ve proce açılımıyla karşınıza duracak, şiiri kamulaştırarak hiçbirşeyi başaramamış olarak kalacak, ki bu da Ş'nin en büyük başarısı olurdu herhalde.
Karşınızda karşımızda dursun yeter. Benim de naçizane kötü bir şiirimsim yer almakta ayrıcana. (google'ın şiirleri bizimkilerden iyy...)



30 Eylül 2009 Çarşamba

a virginal

Bir Başaksı

Yo, yo! Git benden. Onu geççe terkettimdi.
kılıfımı kaçırmaycağım ufak parlaklık,
çevremüstü göğsel için bir yeni ışıklık;
kolları sıskacık, bile beni sıkıca bağlamışlardı
ve bırakıp perdeli ülgen'in tülüyle gibi;
lezzetin yapraklarla gibi; incecik aydınlıklıkla gibi.
Ya, yanındalıkla aldırmıştım büyüyü
ona koduğumun yarısını kendime korum.
Yo, yo! Git benden. Çicek henüz benimdi,
bahar esintisi dek yumuşak kamçıyan çardaklardan.
atışlar yeşil gelir, hay dallarda nisan,
kışın beresi gibi elçabuğu ile o sağlam,
sel ağaçların bir lezzetin tıpkılığı:
havlamaları dek ak, ap ak saatler bu hanımın.

ezra pound
çevirten: Denge Esentürk

16 Ağustos 2009 Pazar

Yüksek Umutlar

Gençken yaşadığımız bu ufuklarının ötesinde
Mıknatıslıklar ve mucizeler diyarında
Fikirlerimiz sıkça başıboş ve hudutsuzdu
Kilise çanının çalmasıyla başlamıştı

Uzun yol boyunca ve bataklıklar arasından
Hâlâ orada kesikle karşılanıyorken

Başıboş bir çete vardı adımlarımızı izleyen
Düşlerimize bizden önden koşturan
Envaiçeşit küçük yaratıktan kopup bizi geri bağlamaya çalışan
Harabelerce içerilmiş bir hayata

Çimen daha yeşildi
Işık daha parlaktı
Tüm arkadaşlar vardı
Şaşmak geceleriydi

Arkada bıraktığımız coşku köprülerinden karşıya bakarken
Öbür tarafın yeşilliğini gösteren bir ize
Adımlar gene atıldı uyurgezerlik geri çöktü
Bir huzursuz dürtüyle sürüklenip ilerledik

Dürülü bir bayrakla daha yükseğe
Uzanıp şaşkın yükseklerine düşlendik dünyanın

Bağlandık hırs ve saplantıyla
Yatıştırılamamış bir açlıkla
Bitkin gözlerimiz başıboş ufuklara
Gibi bu yoldan aşağı bakmışız çokça

Çimen daha yeşildi
Işık daha parlaktı
Lezzet daha tatlıydı
Harika geceleriydi
Tüm arkadaşlar vardı
Seher puslu coşuyordu
Su akıcıydı
Ölümsüzdü ırmak

Hiç için ve hiç

Pink Floyd - David Gilmour

Çeviri: D. E.

Yüreğimin Yansıması


Derin düşüncelerle kağıtları dağıtırken
oynadığı elden hiç kuşku duymaz
Para kazanmayı beklemediği gibi
saygı görmek için de oynamaz

Kağıtları bir yanıt bulmak için dağıtır
bahtın kutsal uzamını bilmek için
Olası sonucun gizli yasasını
dansa dâvet eden sayılar için

Bilirim bu maçaların bir askerin kılıçları olduğunu
bilirim bu sinekler bir savaşın silahları
bilirim karoların bu sanatın sermayesi olduğunu
Ama bu değil benim yüreğimin yansıması

Karo Valesini oynayabilir
Maça Kızını çakabilir
Elindeki papazı tutabilir
anıları solarken

Bilirim bu maçaların bir askerin kılıçları olduğunu
bilirim bu sinekler bir savaşın silahları
bilirim karoların bu sanatın sermayesi olduğunu
Ama bu değil benim yüreğimin yansıması

sana seni sevdiğimi söylesem
belki sen bir sorun olduğunu sanırsın.
bense onlarca yüzlü biri değilim
bende göreceğin tek maske var

Sürekli konuşanlarsa aslında bilmiyorlar
bu bilginin ederiniyse yaşamlarıyla öderler
birçok el alıp bahtlarını tüketenler gibi
korkanlarsa yitip giderler

Bilirim bu maçaların bir askerin kılıçları olduğunu
bilirim bu sinekler bir savaşın silahları
bilirim karoların bu sanatın sermayesi olduğunu
Ama bu değil benim yüreğimin yansıması

Sting

Çeviri: D. E.

14 Ağustos 2009 Cuma

Bu aşkın kasabı sensin...

*görsel şiir: Barış Çetinkol, Ahlar denizi.

Türkçe şiirciler nasıl olur da İngilizce şiircilerden daha iyi İngilizce şiir yazarlar?
İşte yanıtı:


YOU'RE THE CHOPPER OF THIS LOVE

I morninged passing you from bus
my corny hands to eat your arms
i present you programs by every classes
coming me to me your maxoobs that i lost.

Dear the cult sister in your hand that exist
while you breathe it i'm laughing onelectured
i'm a meat and you are a chopper
after three years if have born a horsey lazania.

If death enter among us we become necrophil
they make capital cities with our longlongnose
pass like this, whole of saturdey withoukyou
tell me am i who stay at cash or are hog you.

Quite an animally relatino became ours
when howler lying at sky poeteyed fares
think you will never hold anymore sipsies like this
born me to your favourite salad at these temps.

That temps that i threw coin then you would'nt open
then Uncle that under match beat me
look black a là franque passing opposite one suddenly
with your ethnic, with your bone, this chopper paradigm.

Liman Mehmetcihat - Denge Esentürk


Bir de
alternatif google çevirisi için tıklayın.